BARAN DERGİSİ
78. SAYI KAPAK

BARAN'dan
(Kâim ve Dâim-78)

AKP sahte İslâmcı!

CHP sahte sol/ulusalcı!

MHP sahte milliyetçi!

DTP sahte kürtçü!

Bütün bu sahtelere baktığımızda, rahatlıkla şunu söyleyebiliriz:

Ankara’daki savaş Demokrasi Tiyatrosu içinde her kesimin sahteleri arasında...

Sahtekâr taraflar, operasyonların hay-huyu içinde her kesimden samimi vatansever inananları tasfiye etme peşinde...

Her kesimden samimi vatansever inananlar, bu sahtelerin arasından sıyrılıp çıkabilecekler mi?

Önümüzdeki günlerde bunu hep beraber göreceğiz...

İçinde Amerikancı emekli generallerin de bulunduğu insanlara yapılan son operasyon, bizce, yine Sahte Kutuplaşma çerçevesinde tezgahlanmış ve bazı samimi vatansever inananları tasfiyeye yöneliktir... Meselâ Sinan Aygün...

Amerika, askerin başına çuval geçirdiğinde görevde olup da, ‘Türk Subayı’na yakışır şekilde görevinin gereğini yerine getirerek; tecavüzcü Amerikan askerlerini toprağın altına gömmeyen emekli generallerin Anti-amerikancı olduğundan dolayı gözaltına alındığı ihtimâline inanmak zor...

Bunun yanında, Ankara bu hercümerç içindeyken, 4 Temmuz günü T. Erdoğan, Irak’a gidecek... 4 Temmuz günü Irak’a gitmenin yorumunu yaparken, operasyon yapılanlar ile operasyonları gerçekleştirenler arasında pek bir fark olmadığını da görün...

Bu çerçevede, gündeme emekli Amerikancı paşalar oturtturulduğunda gerçek vatansever inananlar unutulup gidecek...

Batıcı Laik Paşaları gözaltına alan iradenin Anti-laik, gerçek İslâmcı olmadığı kesin... Her kesimden vatansevmez Batıcıların milletin kulağına üfleyeceği bu Laik/Anti-laik sahte kutuplaşmasını hep göz önünde tutuyoruz...

Bu çerçevede New York Times yazarı Yahudi Roger Cohen’in sahte kutuplaşmayı “keselemek” olan şu yönlendirmesini de not edelim: “Türkiye’nin ruhu için yapılan mücadele bitecek gibi değil: Açık yapıldığı sürece sağlıklıdır. Batı, bu açıklğın korunması için elinden gelen her şeyi yapmalı, zaman zaman bir “lâik faşizm” dozu içerse de”...

“Korunması” istenen şey perde önünde, Tayyip-Baykal-Bahçeli arasında süren tiyatrodur.

Bu operasyonlarla Laik/Anti-laik meselesinin kaşınmaya, keselenmeye devam edeceği görülüyor...

Geldiğimiz bu süreçte, evin/ülkenin işgalciden/tecavüzcüden kurtarılması için; her kesimden samimi insanların birbirlerini beğenmeseler dahi, tecavüzcüyü evin dışına atma ortak iradesini göstermesi gerektiği apaçık bir hakikat... Bu gerçekleşmesin diye liberal çapulcu hırsızlar ortak bir cephe oluşturarak son saldırılarını yapmaya başladılar...

Liberal çapulculuk merkezi etrafında birleşen, din, dil ve millet düşmanı her kesimden vatan hainlerinin ihtar ettiği hakikat ise, onların bu saldırısını göğüsleyebilecek ve bir taarruz hamlesine çevirebilecek motivasyonu sağlayabilecek ideolojik ve siyasî bir merkez etrafında halkalanma zaruretidir...

Hangi kesimden olursa olsun, hiçbir vatansever inanan düşmana kapıyı içeriden açan bu liberal çapulcuların saldırıları karşısında kesinlikle paniklememeli. Çünkü, Anadolu merkezli Büyük Doğu Coğrafyası ideolojik ve siyasî olarak alternatifsiz değildir...

Laiklikten kurtulduktan sonra milletle bütünleşerek emperyalizme karşı devleti yeniden şekillendirmek gerçekleşmeyecek bir hayâl değil!

Gören gözler için söyleyebiliriz ki, ülkenin ideolojik, siyasî ve askerî olarak iç dinamikleri bu potansiyeli barındırmakta...

Cevabı verilmesi gereken soruyu tekrar soralım:

Salih Mirzabeyoğlu niçin içeride; AKP niçin iktidar?!.

İBDA neyi ifâde eder; BAŞYÜCELİK Rejimi nedir?!.

Genel Yayın

Geçtiğimiz Hafta BARAN
-77. Sayı-


BARAN'dan 77

Bütün Kapaklar ve ÖNSÖZLERİ

İSTE, BİRLEŞ, DÜŞMANI AŞ!

İNSAN
Salih Mirzabeyoğlu

Osman HALİD
Darbehan GÖKTÜRK
Baki AYTEMİZ
Cumali DALKILIÇ
Benemsâl
Kâzım GÖKBAYRAK
Dr. Hakkı AÇIKALIN
Defne BAYRAK - ÜRDÜN
Av. Harun YÜKSEL
Sezai KIRLANGIÇ
Zafer YILMAZ - ALMANYA
Salih ERDAL
Oğuz GÜRSES
Av. Ali Rıza YAMAN
Bülent TEKİN
Merve LETICIA - BREZİLYA
Ali Haydar CAN
Fazıl DUYGUN
Akın ALBAY
Mevlüt KOÇ
Dilmurat - ORTAASYA
Uğur YAMAN
Av. Güven YILMAZ
Hayreddin SOYKAN
Hakan YAMAN
Şükrü SAK
Seyfi ÇABUKEL
Oğuzhan GÖZCÜ
İbrahim ŞARKLI
Cihad KOLGEZEN
Ahmet BİRGİVÎ
Murad SALİH
Ergun OYMAK
İbrahim GÜLŞEN
Şakir BİLMEZ
Abdulmetin TORSUN
Aydın ALKAN



Prof. Dr. Osman ALTUĞ:
Türkiye Ekonomisi “Üçkağıt”a Dayalıdır!
(70. Sayı'dan)

Prof. Dr. Erol MANİSALI:
Bugün Küresel Çatışma,
Sömüren Batı Kapitalizmi ile Sömürülen
veya Sömürülmek İstenen Onun Dışındaki
Unsurlar Arasında Yer Almaktadır

(69. Sayı'dan)


Ressam
Ertuğrul ATEŞ:
(2. Bölüm)
İkinci Bir Rönesans’a İhtiyaç Var!
Altyapısını Kuracak, Temellendirecek Olan
Bir Fikirciye İhtiyacımız Var!

(68. Sayı'dan)

Ressam
Ertuğrul ATEŞ:
İnsanoğlu, Madde ve Mânânın Dengesini Bulmak Zorunda!

(67. Sayı'dan)



Ekonomist Yazar
Uğur CİVELEK:

Türkiye Şu ân Tam Bağımlı,
Dünyada En İyi Sömürülen
Ülkelerden Biridir!

(66. Sayı'dan)

Emekli Tümgeneral
Alaettin PARMAKSIZ
(3. Bölüm):

Saddam'a Biz İhanet Ettik!

(65. Sayı'dan)

Emine ŞENLİKOĞLU:
Mirzabeyoğlu İçin İslâmî Kesimden
İstediğimiz Ses Çıkmıyor

(64. Sayı'dan)


Emekli Tümgeneral
Alaettin PARMAKSIZ
(2. Bölüm):

Hiç Tartışmaya Gerek Yok!
Genelkurmay Başkanı Açıkladı;
“Bizim Afganistan’a
Muharip Olarak Göndereceğimiz
Tek Bir Askerimiz Yok”!

(64. Sayı'dan)

Emekli Tümgeneral
Alaettin PARMAKSIZ
(1. Bölüm):

Sen Nasıl Bir Devletsin ki,
Senin Cumhurbaşkanının Açıklamasına
“Kakafoni” Diyen Bir Büyükelçi
24 Saat İçinde
Hudut Dışına Çıkarılmıyor!

(
63. Sayı'dan)

Sol ve Kürt Hareketinin
Önde Gelen İsimlerinden
Naci KUTLUAY
-2. Bölüm-:

Kürtler Selahaddin Eyyubî’den Beri
İyi Müslümandırlar

(62. Sayı'dan)


Sol ve Kürt Hareketinin
Önde Gelen İsimlerinden
Naci KUTLUAY:

M. Kemal, Hacı Musa Bey’i
1916’larda Tanıdı

(61. Sayı'dan)


AKP Eski Milletvekili
Opr. Dr. Turhan ÇÖMEZ:

Bu Ülkenin Kararları ve İradesi
Bu Ülkeden Tanzim Edilmeli

(60. Sayı'dan)


Av. Osman KARAHAN:
Yazıklar Olsun Dışarıda
Müslümanım Diye Gezenlere!

(60. Sayı'dan)


Gazeteci-Yazar,
Serdar AKİNAN:

Çok Önemli, Tarihî Bir Süreçteyiz...
Bir Kırılma Noktasının Eşiğindeyiz...

(59. Sayı'dan)


Alparslan ARSLAN'ın babası
İdris ARSALAN:

İslâmcı Basın Samimi Değil!..

(59. Sayı'dan)


Gazeteci-Yazar,
Bülent TEKİN:

Artık Emperyalizm,
Sömürgecilik ve Kölelikten Daha İleri,
Geliştirilmiş Formüller Buldu:
KÖPEKLEŞTİRMEK!

(58. Sayı'dan)


Gazeteci-Yazar,
Nihat GENÇ

-2. Bölüm-:
Bakın, ben de Fetullah’a güvendim,
Fetullah da Bush’a güvendi...
“Gidip Bush’un şeyine sarılacağınıza,
Allah’ın ipine sarılın!”

(58. Sayı'dan)


Gazeteci-Yazar,
Nihat GENÇ:

Biz, Dünyayı Şekillendirmiş
Müslüman Bir Geleneğin Çocuklarıyız.

(57. Sayı'dan)


Gazeteci-Yazar,
Avni ÖZGÜREL
-2. Bölüm-:

Bugün AKP’nin
İslâmî Bir Düzen Kuracağı Zannediliyor!..

(
56. Sayı'dan)

Gazeteci-Yazar,
Avni ÖZGÜREL:

Batılılaşmanın Bayraktarlığını
Ordu ve Aydınlar Yaptı

(
55. Sayı'dan)

Gazeteci-Yazar
Behiç KILIÇ:

Türkiye’nin İşi Lozan’da Bitirilmiştir!

(
54. Sayı'dan)

Gazeteci-Yazar
Ferruh SEZGİN:

ABD’nin İki Tane Kullanım Ağı Var:
AKP ve TSK

(
53. Sayı'dan)


Bahçeşehir Ünv.
Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Hasan KÖNİ
-3. Bölüm-:

ABD’ye Karşı Direniyorsan
Kötü İslâmsın,
Direnmeyip, Emrine Giriyorsan
Ilımlı İslâmsın…

(
53. Sayı'dan)

Bahçeşehir Ünv.
Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Hasan KÖNİ
-2. Bölüm-:

Butto Bir ABD Projesiydi

(
52. Sayı'dan)


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TEBRİK
Düşmanın, işbirlikçileriyle beraber Anadolu’daki gizli-açık işgalini tamamlama
yolunda bütün güçlerini seferber ettiği günümüzde;
“Vatan sevgisi imândandır” Hadîs-i Şerif’i gereği
evinin/vatanının/imanının davacısı bir büyük aksiyonu
gerçekleştirmek borcunda olduğumuzun şuurunda olunması
duâsı/dileği ve ihtarıyla;
Mübarek Regaib Kandilinizi ve
Üç Aylarınızı tebrik ediyoruz...
BARAN

78. Sayı Çıktı!..
Tüm Bayilerde!

BARAN 78'den Başlıklar:

Sohbet-Konferans------------------------------------Darbehan GÖKTÜRK
(Geçen sayıdan devam)

Unutmadan, az önce biri bir Bakana, diğeri -"Saddam’ın Askerleri” adıyla “Kemal’in Askerleri”ne bir çağrışım çakıntısı yaptırarak hem “canavar Saddam” hem de onun üzerinden “canavar Kemal” edebiyatına bir katkı olmak üzere çekilen- bir propaganda filmindeki “peşmerge kızı”na ait sözleri aktardıktan sonra “düşünüp de işin içinden çıkamayanlarınız için” çizdiğim tabloya, “İngilizlerin burada olmadığını” zanneden “diğer kızcağız”ın “öbür taraf”daki halini de ekleyeyim, eksik kalmasın. Meselâ Viyana’da bir katolik rahibesi, bugün çıkıp, 1683 tarihinde Osmanlı ordusunun mağlubiyetiyle sonuçlanan Viyana kuşatmasında Avusturyalılara yardım eden Polonya Kralı Jan Sobieski’yi sevmediğini söylese; onun bu sözlerine “Ama o olmasaydı, Viyana Osmanlıların eline geçecekti” diye itiraz edilse ve bu itiraza, “Sorun da bu ya zaten, Türkler, Osmanlı Devleti burada olsaydı, daha geniş haklara sahip olurdum” cevabını vermiş olsa, acaba Avusturya’da yaşayan Hıristiyanlar, “sıkı katolikler” Bertaraf olmuş birikimli liberal çapulcuların peşinde Avusturya Ordusuna saldırırlar mıydı?

Herhâlde unutmadınız; “4 Temmuz Terör Hücresi” üyesi teröristler, 2003 yılı 4 Temmuzunda, Irak’ın Süleymaniye şehrinde Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına saldırıp rehin almışlardı. Türk’e Türk değil, Amerikancı peşmerge propagandası yapan medyanın, sanki yasal bir hadiseymiş gibi “göz altına alınma” olarak adlandırdığı, hatta etki altında kalan bazı samimi vatanseverlerin dahi böyle adlandırdığı bu menfur saldırının 5.yıl dönümündeyiz.
Devamı BARAN Dergisi 78. Sayıda


SAVAŞIN MERKEZİ ANKARA
BARAN
"Bu açıdan son operasyonu değerlendirdiğimizde, oldukça fazla soru işareti mevcut. Gözaltına alınan iki Emekli General, gerçekten Amerikan politikaları açısından bir tehdit unsuru mu? 4 Temmuz günü Süleymaniye’de askerin başına çuval geçirildiğinde bu iki General de görevdeydi...

Diğer görevde olan bir çok General gibi bunlar da hâdiseyi “müttefik” çerçevesinde görerek sineye çektiler. Hatta Hurşit Tolon “hâdise iğrenç ama müttefikimiz Amerika’yla savaşmadığımız için memnunum” iğrenç açıklamasını yapmıştı...

Bu operasyonda güdülen farklı gayeler olabileceğini belirtelim.

“Mağduriyet” edebiyatından tutun da, sağ gösterip sol vurmaya kadar...

Amerika ve işbirlikçileri açısından hiç bir tehdit unsuru oluşturmayan bu Generallerin, gözaltına alınmasının ne mânâya geldiği önümüzdeki günlerde daha da netleşecektir... "
Devamı BARAN Dergisi 78. Sayıda...


“İstikamet Devrim!”
B. YAVER
"... Askerlik ruhu itaat ve cesaret ise bütün mesele, “anane ve mâna yatağı teşkilatın öldürülen ruhu yerine hangi ruh”un ikâme edilip yerleştirileceği, hangi idealin üfleneceği ve itaat edileceğidir.

Tekrar malûmu ilâna hacet yok. Teklif ettiğimiz; Başyücelik Rejimi ve Ordu planında Altun Ordu... Türk’ün İslâmla şereflenmesinden bu yana yaşattığı Büyük Millî Mefkûresinin 21. yy.’daki bünyeleşmiş şekli...

Bu sene 2217. kuruluş yıldönümünü kutlayacak olan Türk Silahlı Kuvvetlerine bizim lâyık gördüğümüz makam bellidir; “İslâmın Emir Subaylığı Makamı”...

“... dünyalar arası muhasebe kudretine sahip ve her sahada tedbir dehâsına mazhar bir fikir kutbuna ve bu fikir emrinde bir ordu manivelasına...”olan ihtiyacı duyan her Türk Subayı, bu büyük mefkûreyi kavrayabilme yeteneğinden yoksun olmayan oluş yolundaki “Birileri”, Gonk sesini duydunuz!

“Her çağın hususî bir mânası vardır.” hikmetinden de haberdarsanız, bu hikmetin devamı olarak her çağa mahsus olan Kurtuluş anlayışına karşı duranların çağdışı-küfür yobazı olacağını da biliyorsunuzdur. Millet ve Ümmetinin nazarında lânetle anılmasının acısı altında kıvranmak istemiyorsan, BİLMELİSİN!

Sana sadece Türk subayı demekle iktiza ediyorum ve edeceğim. Türk dedikten sonra ayrıca Müslüman kelimesini kullanmaya gerek duymuyorum. Çünkü bu böyle bilinir ve böyledir de... "
Devamı BARAN Dergisi 78. Sayıda...


Asker ve Asker Çoçuğu Olmakla İlgili Naçizane Görüş ve Düşüncelerimdir
Emekli P. KD. ALBAY Fevzi MORAY
"Derginizde yazı yazan değerli şahsiyetler beni cezbetti. O nedenle kaleme aldığım bir yazı ile hepinize merhaba...

Türkiye Cumhuriyet’inde asker ve asker çocuğu olmak en kutsal görevi yerine getirmekle eş değerdir. Aşağıdaki yaşanmışlıkları açtığımızda ne kadar meşakkatli görevi yerine getirdiğimizi siz değerli ve kadirşinas dostlarımın takdirine sunuyorum.

Memleketi, T.C.’in her köşesidir. Prensip, olarak ayağını basmadığın yer üzerinde ahkam kesme imkanın yoktur. Nobel ödüllü O. Pamuk’un “Kar” adlı eseri buna çok güzel bir örnek teşkil etmektedir. Kitaplarda yazılanlara mahkûm kalanlara, yaşanmamışlıklar üzerine kitap yazanlara, ne kadar güven duyulacağını da siz değerli dostlarımın takdirlerine sunuyorum.

Şahsımla ilgili vereceğim örnekler; kutsal görevi özveri ile yapan tüm Silahlı Kuvvetler personelinin yaşadığı gerçeklerdir. Ve bunu da açıklamaktan gurur duymakla birlikte , esas görevi olanların görevlerini yapmanın burukluğunu yaşadığımı da belirtmek istiyorum. "
Devamı BARAN Dergisi 78. Sayıda...


Kene İmparatorluğu
-Kenelere Karşı Direnişte Usuller-

Sezai KIRLANGIÇ

" Şu kenelere bak ya, en güzel yerleri işgal etmiş, en güzel besinlerle besleniyor, birde üstüne üstlük işgal ettiği yerlere sokmuyor bizleri, böcekliğine bakmadan, sanki kapının önüne bekçi dikilmiş:

“Geçemezsin!”
“Sebeb?”
“Emir böyle!”
“Kimin emri?”

Ses yok... Suçu başkasına atınca suçtan kurtulunuyor ya…

“Abi seni öldüreceğim!”
“Sebeb?”
“Emir böyle!”

Ulan böcek diyeceksin, kiralık katil katildir zaten, kiralık örtü düşmanı düşmandır zaten, kiralık kan emici vampirdir zaten. Parayla tutulmuş gönüllü İslâm düşmanı bunlar. Maaşa bağla sonra emri ver “saldır co”… Sıkışınca da bir itlik daha “ne yapayım ben emir kuluyum."

S…r lan!
Emir kuluymuş! Hem köpeklik edeceksin, hem de tekmeyi yiyince ekmek parası… Kemik de lan buna kemik… Dur ya ne diyorum şimdi, nerden geldi şimdi bunlar aklıma. Kafayı fena halde kenelere bozmuşum."
Devamı BARAN Dergisi 78. Sayıda...


Cennet Ülkem!
Kâzım GÖKBAYRAK
"Allah’ın verdiği havayı yıllarca kirleten ve bundan da ithal doğalgazla kurtulan cennet ülkem!

Kyoto protokolüne imza atarak havayı kirleten ve ozonu delen emperyalist ülkelerin mesuliyetine ortak olan cennet ülkem!

Kendi kendine yeten tarım ülkesi iken dışarıya muhtaç hâle gelen bereketli ülkem!

Her köşesinde şırıl şırıl sular akarken “su akar Türk bakar” türküsünü söyleye söyleye su fakiri olan cennet ülkem!

Karma eğitimle ve İmam-Hatiplerin orta kısımlarını kapatarak fuhuş, uyuşturucu vs. yi ilköğretim seviyesine indiren cennet ülkem!

Herkesin özgürce sömürü düzenine katıldığı, yemeyenlerin yiyenlere gıpta ile baktığı cennet ülkem!

Televizyonda orospu sunucu ve sanatçıların (!) boy boy göründüğü, birinden sıkılırsan diğerine açıldığın cennet ülkem!"
Devamı BARAN Dergisi 78. Sayıda...


-------------------------------------------------------------
Salih MİRZABEYOĞLU: İNSAN
-------------------------------------------------------------

Röportaj:
Dedesi İslâm Âleminin şehit verdiği tek Devlet Başkanı...
Babası Musul’da bir hain pusuda Amerikan ordusuyla son kurşununa kadar çarpışmış ve şehit olmuş İslâm kahramanı...
Yüzündeki ben, babasından bir nişan...
O, Hüseyin ailesinden son kalan tek evlât.
Ve bir Türk! Bütün ailesini başta Filistin olmak üzere İslâm coğrafyasının Kurtuluş Savaşı için
feda eden Irak Devlet Başkanı Şehit Saddam Hüseyin’le olan ebedî bağımız, oğlu Mesut TORUN’un varlığıyla ete kemiğe büründü...
Mesut TORUN, bu derin bağımızı delillendiren Hüseyin ailesinin bir ferdi olarak BARAN’a konuştu...

Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’in TÜRK Torunu
Mesut TORUN:
Dedem Saddam Hüseyin’e Sömürgecilere İzin Vermediği İçin Diktatör Dediler!
" Yani siz insanları yaşayışlarıyla, hayat tarzlarıyla, hayata bakışlarıyla yargılayabilirsiniz ama kim olursa olsun, toprağı için, vatanı için mücadele eden, dünyanın neresinde olursa olsun bizim gözümüzde herkes vatanseverdir. Diyorlar ki “Saddam, Uday, bu isimler nasıl şehit olabilir?” Şimdi benim babam son sekiz mermisi kalana kadar mücadele etmiş, çarpışmış. Onlar elbette şehiddir. Babam, amcam Kusay’ın oğlu Mustafa’nın vücutları ayak baş parmağından kafasına kadar mermi izleriyle dolu. Öyle haince, gaddarca bir saldırı karşısında kalmışlar ama kesinlikle teslim olmayı düşünmemişler. Teslim olma gibi bir niyetleri olsaydı bir bayrak, bir mendil sallayarak da bunu gösterebilirlerdi. Ki, karşı taraftaki düşman da sağ teslim almayı arzu ederdi. Kimileri yediremiyor. Bana yapılan yorumlarda, şunlarda-bunlarda, hani Uday için “Uday bir psikopattı. Onun oğlu olmakla övünüyor musunuz?” diyorlar. Ne cahilce bir bakış yahu!.. Sonuçta burada bir şehit oluş var. Vatanı uğrunda şehit olmuş. Son anda bile Kelime-i Şehadet getirerek müslüman olabilirsiniz. Böyle şerefli, izzetli bir dine sahibiz biz.

...
Dedemin dik duruşu müslümanlara göstereceği en güzel duruştu. Ebedi duruşu, yıkılmaz duruşu gösterdi. Bunun üzerine daha ne söyleseniz boş!.. Orada gösterdiği cesaret, orada gösterdiği duruş müslümanların duruşunu temsil etti, gücünü temsil etti. Yani sizin silahlarınız, gücünüz bu fikriyata, bu imana işlemez, işlemeyecektir. Bombalarla, silahlarla bir mücadeleyi, bir imanı yenemezsiniz. Babam ve amcam da teslim olmayı reddettiler. Evet, attıkları iftiralar, çamurlar gerçekten varsa ya da yoksa neyse artık eğer ki savaşmayıp, teslim olup, kendilerine sunulan seçeneklere göre hareket etselerdi bizim babamız dahi olsa kimseyi savunamazdık. Dedemin durumu her şeyi açıklıyor. Adil biçimde yargılanmadığı, söz hakkı tanınmadığı... Duceyl davasını sonuçlandıramadılar. O dönem sekiz yaşında olanlar gelip mahkemede yalancı şahitlik yaptılar.

...
BARAN Ortadoğu’da da takip ediliyor. Dedemle ilgili yaptığınız haberler ve resimlerden dolayı oradaki BAAS yanlıları sizi bir çok yerde takip ediyor ve derginin Arapça olmasını da istiyorlar. Türkiye’de tek desteğin Baran’dan geldiğini biliyorlar. Şu biliniyor ki orada da bilenler tarafından destek verenlerin sadece İBDA olmasını bir de bunun dışında samimi olarak destek veren ne kuruluş ne kurum ne vakıf olmadığını sadece İBDA olduğu, Baran’ın olduğu bilinmekte. Ben de ilk sayıdan itibaren biliyorum. İşin evveliyatını da biliyorum.

...
Şu var ki bu İran dahi olsa Ortadoğu’da herhangi bir ülkeye Amerika’nın çöreklenmesi ve yandaşları ile işgal etme hakları yoktur. Geçtiğimiz mayıs ayında Irak’ı ziyaret eden İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, işgal altındaki topraklarda “On yıl önce dinsiz ve faşist bir diktatör, ülkeyi sömürüye sürüklemişti; ancak şimdi işin başında mümin ve devrimci kardeşler bulunmaktadır, sadece bu bile şartların değiştiğinin göstergesidir” demişti. İşgal altında bir ülkede nasıl oluyor da hükümet kuruluyor, başbakan seçiliyor, kuklalar meşru kabul ediliyor. Bu sahte meşruiyeti kabul eden en başta İran olmuştur. Tarihî Fars çıkarları gereği. İran’ın Irak’ta Sünnî bir iktidar ve güçlü bir oluşumu istemediği açıktır. Dedem Irak devlet başkanı Saddam Hüseyin hâlâ Irak’ın devlet başkanıdır. İktidar Baas’ındır.

...
Sevgili Komutan İzzet –Ed Duri. İşgalcilere aman vermeyen, onları bozguna uğratan komutan. Vatan toprakları uğruna canını feda etmiş şehitler cennet kapılarını aralamışlar dört gözle yolunu bekliyorlar Nur yüzlü komutan. Sen ne büyük komutansın. Vatan mücadelesinde kim çarpışırsa, kurşun yerse, bomba yerse o şehittir. İslâm dini budur. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde rütbe takaraktan vatan borcumu ödedim. Askerliğimi tamamladığım doğu bölgesinde bulunduğum görev süresi içerisinde şehit olma şerefi nasip olmadı. Irak’taki işgalcilerle, vatanını içerden kapıları açarak silahlarını 100 dolar karşılığı satanlarla, işbirlikçi vatan hainleriyle ve kafir topluluklara karşı yüce Rabbim, senin yüce adına cihat etmeyi kurban olarak sunduğun ruhumu eğer istersen şehitlerle cennetine alır çok arzu ettiğim, göz diktiğim şehitlik mertebesine ulaşmak için bir mücahit olarak sana teslimim. "
Devamı BARAN Dergisi 78. Sayıda...

-ÜÇ AŞİRET-
Allahsız-Ilımlı İslâmcılar Ya Da
Yahudi Daniel Pipes’in Aşireti
Ahmet BİRGİVÎ
"Bunlar o kadar aşağılık bir dönüşüme tutuldular ki, Türkiye’yi NATO emperyalizminin kapısına bağlayan Çankaya’daki Aşiret’in rolünü kapıp, onu alt-üst edecek kadar yavşaklaşmışlar… Yani, NATO’yu güyâ Müslüman-muhafazakâr halkımız getirmiş ve onu çok seviyormuş gibi adi yalanlarını kusmaktan utanmıyorlar. Meselâ, Çankaya’daki Aşiretin ihaneti neticesi yıllarca Osmanlı bakiyesi Orta Doğu’yu inkâr edip, İsrail ve Batı’ya yönelmelerini, milletimizin arzusu gibi sunup, bugün, Batı kendisini sattığı için, Rusya-Çin-İran denkleminde yer arayan Çankaya’daki aşireti, “sizi gidi gerici yobazlar, siz demek Orta Doğu’ya yöneleceksiniz ha!” diye suçlamaya bile çalışabiliyorlar.

Türkiye’yi emperyalizmin bir sömürgesi hâline getiren Çankaya’daki Aşiret’e, “bundan sonra biz Batıcı-ilerici, siz tutucusunuz. Dün, siz laiklikle Türkiye’yi Batı’ya bağladınız, bugün ise biz demokrasi ve kapitalizmle Batı’ya bağlayacağız. Dün ordu NATO’ya sadıktı, bugünse ordu önce bize bağlı olarak hayat hakkı bulabilir, zira asıl NATO neferleri bizleriz!” demiş oluyorlar…”
Devamı BARAN Dergisi 78. Sayıda...


Teklif: Tahayyülî ‘Bağ’dan Hakikî ‘Bağ’a
Av. Ali Rıza YAMAN
"‘Olan’ ile ‘olması gereken’i bir ve aynı zannedenler tarafından cemiyeti değiştirip, dönüştürmenin âleti olarak görülen hukuk aracılığı ile tarihindeki sürekli iktidar bölünmüşlüğünü yaşamış toplumların ürünü olan Batılı formlar bizim cemiyetimize aktarılmış, bu aktarma ile birlikte insanı tanımlayan bütün değer ve vasıflar değişmiş ve insan en nihayetinde vatandaşlık ‘bağ’ıyla, sadece onun üzerinden ifade edilir hâle gelmiştir.

Bu vatandaşlık ‘bağ’ı; Batı’nın kendi gerçekliği ve kendi insanı için erilmesi gereken bir seviyedir. Çünkü Batı’nın insanı; tarihinde sürekli iktidar bölünmüşlüğünü yaşamış olan bir cemiyetin insanıdır. Avrupa’nın ‘feodal’ olarak tavsif ettiği dönemi, güçler savaşının yaşandığı dönemdir. Bütün hayat, bu savaş etrafında şekillenmektedir. Zayıf güçlüye biât etmek ve bütün mal varlığıyla ona teslim olmak zorundadır. Kilise’nin hâkimiyeti insanın konumunu da belirlemekte, insanlar, şahsiyet olarak kendini ifade etme ihtiyacını bile hissetmemektedir. Çünkü Kilise en tepededir. İnsan ise ‘ilk günah’la dünyaya gönderilen sadece bir ‘fanî’dir. ‘Fanî alt tarafta ise ve hiçbir zaman üste tırmanamayacaksa, kendini ‘kendi’ olarak ifade etmek niye?..’ diye düşünülmektedir. "
Devamı BARAN Dergisi 78. Sayıda...


Türkiye’nin Demografik Tahlillerindeki İki Vahim Yanlış
Ali Haydar CAN
"“Demografi, dünyada veya bir ülkede bulunan nüfusun yapısını, durumunu, dinamik özelliklerini inceleyen bilim dalı. Yunanca demos (halk) ve graphein (yazmak) kelimelerinden meydana gelmiştir. Nüfusun coğrafyası veya nüfusbilim olarak da tanımlanır.”

Bir ülkenin toplumunu oluşturan insanların dini, mezhebi, dili, etnik kökeni, kültürel kökleri, gelenekleri, töreleri, hayat tarzları, iktisadî vaziyetleri, tahsil/öğrenim durumları, sosyal, siyasî tercihleri vb. hakkında yeterli, tutarlı/doğru bilgilere sahip olmadan o ülkenin problemlerine doğru çözümler üretmek mümkün değildir..."
Devamı BARAN Dergisi 78. Sayıda...

“Mütecavize Karşı Savaşçı, Barışsever Her İnsana İse Barışçıyız”
Gönüldaş Carlos’un BARAN Dergisi'de Yayınlanan Yazısı Üzerine Kısa Bir Yorum...
Aisha (Ayşe) AİNİ - Brezilya
"Gazze’de mücahidler sayıca çok olmakla beraber, etkisizler. Çünkü liderleri tavizkâr ve yanlış şeyler için ve hatalı yolda mücedele ediyor. Bizler, İslâm düşmanı bir tiran Beşir Esad’ı nasıl bir dost olarak kabul edebiliriz? Bunun gibi, müslümanlar yeyrüzündeki insanların çoğunu kazansalar bile, böyle düşmanla pazarlık yapanlar yüzünden asla zafere ulaşamayacaklar! Zafer Allah’tandır(C.C) ve İslâm düşmanlarının yardımına ihtiyacımız yok!
Zaman, müslümanların, İslâm milletinin meselelerini bir bütün olarak görme zamanıdır. Çünkü her dert ve her çözüm aynı kaynakta! Bu sebeple, İslâm milleti ellerini birleştirmeli ve Filistin meselesinin çözümünü, Afganistan veya Irak meselesinden ayrı görmemeli… Ya da başka bir yerde, başka bir meselede veya eylem yolunda… Belki de Filistin halkı sabırlı olduğu için Allah’ın yardımı yakında gelecek, onlar bildikleri manzaralarla yüzleşmeyecek…
Sadece Filistin bütün değildir. Bunun yanında İslâm milleti, Türkiye’den, Afganistan’a, Filistin’den İspanya’ya özgür ve bölünemez! Yeniden bütünüyle Dar-ul İslâm!”
Devamı BARAN Dergisi 78. Sayıda...


BARAN PANORAMA:
- Cohen: “Türkiye, Ilımlı Müslüman Demokrasi Laboratuarı!”
- Le Monde Diplomatique: “AB, İslâm’ı Engellemek İçin Gerekli”
- ABD Çöküyor: İşsiz Bankacı, “Kiralık MIT Mezunu” Yazısıyla Sokaklarda Dolaşıyor
- Şeyh Said ve Arkadaşları Anıldı
- Malatya’da Turuncu Darbe Provaları
- ABD, Terör, PEJAK ve İncirlik

BÜYÜK DOĞU İSTİKLÂL SAVAŞI:
- İşgalci ve İşbirlikçileri Nefes Alamıyor!
- Hamas, Batı Şeria ve İsrail’i de Ele Geçirecek!
- Ruslara Operasyon Üstüne Operasyon!
Direniş Günlüğü:
- IRAK İSTİKLÂL SAVAŞI
- AFGANİSTAN İSTİKLÂL SAVAŞI
- FİLİSTİN İSTİKLÂL SAVAŞI
- ÇEÇENİSTAN İSTİKLÂL SAVAŞI
- SOMALİ İSTİKLÂL SAVAŞI

İmân ve İslâm
- İtikad ve İmân
- Tasavvuf Bahçeleri’nden: Tasavvufun Başlangıç ve Doğuşu -II-
- Şeytanın Hileleri


Kültür-Sanat:
"Aylık Dergisi" Temmuz Sayısı Çıktı...
Tüm Bayilerde...

Black Metal Grubu Ancient’in Solisti Deadly Kristin, Müslüman!..
"Dünya, kâinat’ın esrarları, ölümden sonra hayat, insan etkileşimleri, vb. Hakkında bir kitap hazırlığı içindeyken Kur’ân-ı Kerim’le tanıştı ve hayatının dönüm noktasını oluşturan bir karar aldı.
Hayam Nur’un Müslüman oluşuyla ilgili internete düşen röportajdan bazı bölümleri yayınlıyoruz…

Allah’a yönelişiniz “sanatsal arayışlarınızın” bir parçası olarak mı gelişti, nasıl oldu?
Öyle de diyebiliriz. Dünya, kâinatın esrarları, ölümden sonra hayat, insan etkileşimleri, vb. hakkındaki teorilerimi bir araya toplayan, varoluşçu bir kitap yazıyordum. Teorilerime somut ve bilimsel bir temel verebilmek için daha fazla bilim, kimya, fizik, biyoloji ve astronomi çalışmaya başladım. Kitapla ilgili çalışmalarımı yarı yarıya tamamladığım bir noktada iki Müslüman entelektüelle tanıştım ve fikir alışverişinde bulunmaya başladık.”

Devamı BARAN Dergisi 78. Sayıda...


- Irak'ta çalınan kitaplar İsrail'de bulundu!
- 20 YTL´ye 1 Yıl Tüm Müzeler Bedava

Salih MİRZABEYOĞLU
İDEOLOCYA VE İHTİLÂL
3. Baskısı ÇIKTI!



İsteme Adresi:

İBDA Yayınları: Çatalçeşme Sk. Üretmen Han, No: 29 Kat:3/316
Cağaloğlu-İSTANBUL
Tel: 0212 528 33 07



Irak’tan BARAN’a Tebrik ve Teşekkür

Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’in şehadetinin 1. yıldönümü münasebetiyle çıkardığımız 51. sayıya Irak ordusuna ve Baas’a yakın sitelerden teşekkür ve tebrik geldi.
www.albasrah.net
www.alahwaz.org
www.baghdadalrashid.com
www.mouwatana-iraqiya.com
www.elhadaf.net
www.alkader.net

Adlı sitelere gönderilen tanıtım mailine gelen ortak cevap şöyle oldu:
Hacc-ı Ekber ve ümmetin şehidi Saddam Hüseyin el-Mecd için hazırladığınız sayıdan dolayı vatansever Irak halkı size teşekkür eder ve 51. sayınızı tebrik eder. Ancak sizlerden ricamız bu sayıyı bütünüyle bizlere ulaştırmanız. İbda Cemaati’nin bu ilgisini hiçbir zaman unutmayacağız.
Çalışmalarınızda başarılar dilerken, işgalci Amerika ve Safevi İran’ın şerrinden ve zulmünden kurtulmuş bir Irak’ta buluşmak ümidiyle Allah’a emanet olunuz.

Click small picture to enlarge

Click small picture to enlarge

Click small picture to enlarge

Click small picture to enlarge

Click small picture to enlarge