Gladio’nun
yayın organı Bertaraf gazetesinde E. Uslu denilen akıl yoksunu bir tombiş
var. Bu tombiş, “isteyen yapar, isteyen yapmaz” düşüncesinin ideolojisi
olan liberalizm anlayışına mensup.
Aslında bu düşünce, yani “isteyen yapar, isteyen yapmaz” düşüncesi inançsızlığın
ifadesi olduğu gibi, böyle bir düşünceye sahip olmak için de ancak odun
olmak lâzım. Gerçi bütün odunlar da liberal çapulcu.
Kendini oldukça zeki zanneden bu tombiş, beraber olduğu diğer Amerikan
cariyeleriyle beraber aklınca “Ergenekon” operasyonunu bitirdi, gözünü
şimdi bize dikti. Aslına bakarsanız, bunlara başından beri tevdi edilen
görev, gerçek Müslümanlara karşı Amerika’nın tetikçiliğini yapmaktı. Nasip
Ergenekon’dan sonraya imiş.
Ne dediğini ve sözünün nereye gittiğini bilmez /bilir bu tetikçi, saldırılarına
“ulusalcı-İBDA-C ilişkisi” diye başladı, Amerikan konsolosluğu önünde “İBDA-C
üç polisi şehit etti” hinliğiyle devam ediyor.
Söyle bakalım Tombiş; bu haberin in kaynağı kim?
Kısaca bu Batı çamurunda debelenen vatansevmez terör örgütü ÇUTO üyesi
lalik’in söyledikleri şu;
“İBDA-C bir terör örgütüdür. Kamuoyunda ismi bilinen bir çok kişi bunların
yayın organıyla niçin görüşüyor;
Baran Dergisi ulusalcı duruşları belli olan isimleri neden tercih ediyor;
İslâmcı bir örgütün ulusalcılıkla ne ilgisi olabilir;
Nihat Genç gibi bazı isimler, Amerikan konsolosluğu önünde bu yasadışı
örgüt tarafından şehit edilen üç polis memurundan sonra bakalım ne yapacaklar?”
Ayrıca, bu vatansevmez çapulcu gibi düşünenler, “terörün kalpgâhlarından”
biri olan Amerikan konsolosluğuna yapılan saldırıyı “ABD’yi destekleyen
güce ve ABD’ye gözdağı” diye vererek, utanmazlıkta ve işbirlikçilikte nerelere
kadar gidebileceklerini de göstermekteler.
Adamın yazdıklarının nesine ve hangisine cevap vereceğini şaşırıyor insan.
Az buçuk dikkat gözü olan bir okuyucu, paçalarından cahillik akan bu tipin
hakkımızda yazdıklarına baktığında, ağzında bir bakla sakladığını hemen
farkeder.
Hiç kimsenin zihnini fazla uğraştırmadan bu liberal çapulcu dinozora biz
soralım:
“İBDA-C adını filan bırak!” dürüst ol ve baklayı ağzından çıkar! De ki,
Ergenekon’dan sonra sıra şimdi HZ. ÖMER TERÖR ÖRGÜTÜ’nde! Ergenekon bitti,
HZ. ÖMER TERÖR ÖRGÜTÜ Operasyonu başladı! Senin İBDA-C adını geveleyerek
kastettiğin bu değil mi?!.
Ömrünüzde bir kere dahi dürüst olmadınız. Eğer biraz dürüst olsaydın, lafı
eveleyip gevelemeden bu şekilde söylerdin.
Baran
Dergisi’ni bazen yasadışı örgüt gibi gösterip, Baran’ın gazetecilik faaliyeti
çerçevesinde görüştüğü isimleri sanki yasadışı örgütle görüşüyorlarmış
intibaı vererek yazması, bazen de Baran Dergisi’ni yasadışı örgütün yayın
organı gibi göstermesi, daha doğrusu hinliği tabii ki gözümüzden kaçmıyor.
Baran’a karşı E. Uslu denilen liberal çapulcu dinozorun yürütmeye çalıştığı
bu iftira kampanyasına tarafımızdan Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri nezdinde
de hesabının sorulacağını belirtelim.
Türkiye’de yasadışı tek bir örgüt vardır ve ancak bu örgütün terör faaliyetlerinden
bahsedilebilir. Yasadışı örgütün “yayın organı” denilebilecek yayın organları
da sadece bu örgütün mâli finansmanıyla örgüt işbirlikçileri tarafından
yayınlananlardır.
Yasadışı bu örgüt 4 Temmuz’da Süleymaniye’de askerin başına çuval geçiren
Amerika’dır. Bu bebek katili, terörist başının yayın organlarından biri
de Taraf gazetesidir.
Türkiye’nin yetkili mercileri, bir akıl tutulması hâlinde yasadışı terör
örgütünün bu yayın organının faaliyetlerini hâlâ seyretmekte. Baran Dergisi
olarak biz seyretmeyeceğiz. Hukukî zeminde, sonuna kadar hakkımızda yaptığı
yayınlardan dolayı hesap sormaktan çekinmeyeceğiz.
Yayınına başladığı günden beri yasadışı Talabani-Barzani çetesine mensup
bu liberal çapulcular akılları sıra Baran Dergisi’nin gazetecilik faaliyeti
çerçevesinde görüştüğü insanları psikolojik baskıyla (bu işi çok iyi biliyorlar
ya!) yıldırıp, hem onları etkisizleştirecekler, hem de bizi, yani “HZ.
ÖMER TERÖR ÖRGÜTÜ”nü yalnızlaştıracaklar. O zaman biz de bunlara müjdeleyelim;
Hz. Ömer’in adaletiyle tanışmanıza çok az bir zaman kaldı!
Liberal dinozor bu tombiş Baran Dergisi’nin, “ulusalcı duruşları belli
olan bu isimleri neden tercih ettiğini” merak ediyormuş... A beyinsiz,
kendin söylüyorsun ya, tabii ki ulusalcı duruşlarından dolayı o isimler
tercih ediliyor. Vatanı Hristiyan-Yahudi Batı emperyalizmine peşkeş çekmeyelim
diye tercih ediliyor o isimler.
Peki biz sana soralım; siz gazetenizde çıkan isimleri neden tercih ediyorsunuz?
Hristiyan-Yahudi Batının köpeği olduğundan mı, yoksa Soros’dan maaşlı,
ilk önce Allah’ın, sonra milletin olan mülkü yabancı adama peşkeş çeken
işbirlikçiler olduğundan mı?
Yine bu meraklı tombiş, “şeriatçı örgütle ulusalcılar nasıl yanyana gelir?”
diye merak ediyor.
Peki biz sana soralım;
28 Şubat’ın darbecileriyle, sözde 28 Şubat’ın mağduru sahtekâr anti-laikler
nasıl bir araya geliyor? M. Belge ile Vakit gazetesi hangi ortak paydada
siyaset yürütüyor? Allah-Peygamber-Vatan başta olmak üzere hiçbir mânevi
değere inanmayan senin gibi liberal çapulcu dinozorlarla “imansız İslâmcı”
Fettoş tayfasını bir araya getiren nedir? Yurtdışında o sefil hayatını
devam ettirmeni sağlayan Amerika olmasın sakın?
İslâm coğrafyasını yağmalamaya çıkmış bu çapulcu çete, insanları İslâmcı-ulusalcı-sosyalist
diye kategorik ayırımlara tâbi tutmaya bayılırlar. İngilizce konuşmayı
aydın olmak zanneden, dünyayı da Amerika’nın omuz başından seyreden bu
dinozorlara sormak lazım;
Siz kimsiniz? Dininiz ne? Taptığınız ilâh kim? Vatanınız neresi? Hangi
ana dili konuşuyorsunuz?
Bütün samimi unsurları şucu-bucu diyerek kategorilere ayırıp, böylece bölünmeleri
derinleştirirken, diğer taraftan kendileri ne kadar din, millet ve vatan
düşmanı unsur varsa hepsiyle birarada olmaktan çekinmezler. Kısaca, bunlar
hiçbir şeydir. Sadece pislikten ibaret hırsızlığı meslek edinmiş çapulcu
tayfası... Tombiş Emre, sor bakalım Pentagon’da görevli, Amerikalı kocası
olan Çongar’a, Taraf ismini kimden çalmış? Hırsızlığa o kadar alışmışsınız
ve bir o kadar da yüzsüzleşmişsiniz ki, gazetenizin isminin çalıntı olduğu
dahi sizi pek etkilemiyor. “Taraf” ismini çalmanızı hangi gayeyle ve hangi
mahfiller tarafından “tavsiye” edildiğini biliyoruz!
Vatansevmez çapulcular, Baran Dergisi’nin bir takım vatan sever inananlarla
olan dirsek temasını İslâmcılıkla nasıl bağdaştığını merak ediyorlar. Adamların
işi gücü merak.
Peki biz sana soralım Uslu;
Irak’ta işgalci Amerika’yla işbirliği yapıp, vatansever bir hükümeti “darbe”yle
devirip 2 milyondan fazla müslümanın şehid edilmesini desteklemenin İslâmcılıkla,
insanlıkla ne tür bir alâkası var?
Afganistan’ın gerçek sahibi Taliban Mücahid Silâhlı Kuvvetleri’nin Amerikan
işgaline karşı sürdürdüğü İslâm temelli İstiklâl Savaşı’nı “Taliban kaynaklı
şiddet” diye değerlendirmenin İslâmcılıkla, insanlıkla ne tür bir ilişkisi
var?
O arkadaşın, demek bizim “kullanıldığımızı” söyledi.
Önünden, arkasından her daim kullanılan ahmak! Biz bir dönem kullanıldıysak
eğer, aynı dönem bizim çıkardığımız yayın organı olan “Taraf Dergisi”nin
ismini çalan sizler ne oluyorsunuz? Kullanılanın kullandığı mı?
Bahsi geçen isimlerle İslâmcılığın ne alâkası var öyle mi?
Peki ismi çalıntı olan gazetende bastığınız kadın tenasül uzvuyla İslâmcılığın
ne alâkası var? Kadın tenasül uzvu yayınlamakla İslâmcılık bağdaşıyorsa,
“ulusalcı duruşu belli olan” bir takım insanların görüşlerinin Baran Dergisi’nde
yayınlanması niye İslâmcılıkla bağdaşmasın? Tenasül uzuvculuğuyla İslâmcılık
nasıl bağdaşıyor? Sen onu bir izah et de biz de anlayalım. Gerçi sen Irak’a
kahpece yapılan hava bombardımanından sonra, “Amerika orgazm oluyor” diyen
vatansevmez yasadışı çeteden olduğun için, muhakkak bunun da izahını yaparsın.
Akıllım, bizim de sana sormamıza kızmazsan eğer;
Seni kim, nerelerde, ne şekilde ve hangi amaçlarla kullanıyor?
Senin İslâm’la hangi seviyede, ne tür bir alâkan var?
İslâmcılıktan anladığın, Irak, Afganistan başta olmak üzere, İslâm coğrafyasına,
İslâm Milletine ve İslâm’a vuran stratejik düşmanın-Amerika’nın kucağında,
elinde tesbih, yahudi çocukları için ağlamak; “kahraman, kadın,erkek Amerikan
askerlerinin evlerine sağ salim dönmeleri için dua” etmek mi?
Dürüst ol ve de ki, “kardeşim Allah, Peygamber, din, kitap, bunlarla bizim
uzaktan yakından alâkamız yok! Bilakis biz bu değerlerin hepsine düşmanız.
Ve bunların hiçbirine hayatımızın hiçbir döneminde inanmadık, inanmayız
da. Bizler, Deccal Komitesi’nin Türkiye’deki kadınlı-erkekli tetikçileriyiz.
Müslümanların bugüne kadarki mevcut Batıcı düzene olan memnuniyetsizliğini
kullanarak, efendilerimizin projelendirdiği, Hak ve halk düşmanı rejimi
burada kuracağız. Aslında bizim sayımız Türkiye’de yüz kişiyi bile geçmez.
İslâm ve Müslümanlarla tek ilgimiz, şeytanın yeryüzündeki temsilcisi olan
Deccal Komitesi’nin öngördüğü rejimi oturtabilmek için, kene misali Müslümanların
ve İslâm’ın sırtına yapışarak kendimizi taşıttırmaktır.”
Ama hırsızların dürüst olduğu nerede görülmüş?
Amerikan konsolosluğu önünde ölen üç polisi size hiç yakışmayacak şekilde
abartarak manşetinize taşımanız dikkat çekici.
Neden mi? Çünkü, ölen hiçbir Mehmetçik haberini bu şekilde vermediniz de
ondan. Çatışmalarda ölen askerlerin haberleri üçüncü-beşinci sayfaların
alt taraflarında, küçük şekillerde verilmekte; çoğu zaman da “yasa dışı
terör örgütü” yayın organı gazetenizde bunlar hiç yer almamakta.
Bir polis, Amerikan konsolosluğunu beklerken öldüğü zaman, daha mı iyi
şehit oluyor sizin için?
Bundan dolayı mı terörün “kalpgâhı”na yapılan bu saldırıyı “hem ABD’ye,
hem de ABD’yi destekleyen güce gözdağı verdiler” diye değerlendiriyorsunuz?
Başbakanı, İçişleri Bakanı’nı ve Emniyet Genel Müdürü’nü açıklama yapmaya
davet ediyoruz; Müslüman Anadolu halkının çocukları olan Türk polisi, ABD’nin
destek veya milis gücü müdür ki, bu vatansevmez liberal çapulcu dinozorlar,
hâdiseyi bu şekilde değerlendiriyorlar?
Polisin Anayasayla ve kanunla görev alanı belirlenmiştir. Bizim bildiğimiz
kadarıyla ne Anayasada, ne de kanunlarda görevleri arasında “Amerika’yı
destekleyen güç” ibaresi mevcut değildir. Böyle bir görev mevcut olmadığı
halde yasadışı Talabani-Fethullah Örgütü’ne mensup bu liberal çapulcu çete,
polisin “Amerika’yı destekleyen güç” olduğunu nereden çıkarıyor? Bu bir
suçtur. Hukuk harekete geçmeli.
Yüzde doksanı Amerikan düşmanı olan bu ülkede, hiç kimse Amerika başta
olmak üzere, İslâm coğrafyasına saldıran Hristiyan-Yahudi sömürgeci batılı
devletler listesinde yer alan hiçbir devletin korumalığını yapmaya Türk
polisini zorlayamaz.
Tombiş Emre, terörist Amerikalıların yaralı Türk polisinin yüzüne konsolosluğun
kapısını kapatıp ölüme terkettiğinden niye bahsetmiyorsun?
İleriki sayılarda akıldan yoksun, tarih bilgisi sıfır E. Uslu gibi, İslâm
topraklarını işgal edip, Irak’da ve Afganistan’da olduğu gibi İslâm Milletini
katleden sömürgeci düşmanın yaptıklarını alkışlayan kökten vatansevmez,
yasadışı örgüt işbirlikçilerini takip etmeye devam edeceğiz.
E. Uslu gibiler gayet iyi biliyorlar ki, her kuşun eti yenmez! Baran Dergisi’ni
ve İbdacıları yemek isteyenlere Mücadele tarihimize bir daha bakmayı tavsiye
ederiz.
Amerika’nın Irak’da ve Afganistan’da işi bitmiştir. Buradaki liberal çapulcu
dinozorların tek derdi Amerika’nın İslâm coğrafyasında yaşadığı bozgunu
saklamaktır. Afganistan’a işgalci Amerika’nın mı, yoksa Afganistan’ın gerçek
sahibi Taliban Mücahid Silahlı Kuvvetleri’nin mi hâkim olduğunu herkes
biliyor.
Deccal Komitesi’nin mensubu liberal çapulcu dinozorların saklamaya çalıştığı
hakikat, Deccal’in ordularının İslâm topraklarında İslâm milletinin yiğit
evlâtları tarafından bozguna uğratıldığıdır. 90’lı yılların söylemleriyle,
sağa-sola saldırmalarının sebebi, yenilmişliğin verdiği bu paniktir.
Yeni Dünya Düzeni dediğiniz şey, başlamadan bitmiştir.
Bu liberal çapulcular kendilerini alıştırsalar iyi olur;
Yeni Dünya Düzeni Amerika’dan değil, Türkiye’den başlayarak bütün dünyaya
yayılacak!
Bunun adı da BAŞYÜCELİK
|